Aşkı Konuşmak
Söylenmedik Söz Kalmasın Diye Cinsellik elbette önemli bir olgu. Bunu kimse
yadsıyamaz. Ama olayı aşk bağlamında düşününce, müthiş yanılgılar ve bu
yanılgıların sürüklediği kaçınılmaz bir çürüme söz konusu oluyor işte. Benim
tavrım bunadır. Tagore'nin bir sözü herkesin kulağına küpe olmalıdır. Diyor ki
bilge: "Aşksız cinsellik, fuhuşların anasıdır. Evlenmeden de, evli olarak
da bu böyledir. Sevmediği bir erkeğe o adamın karısı olduğu için bir ödevi
yerine getiriyormuşçasına kendini veren kadın, benliğini aşağılamakta, o erkek
de sözde haklarını sömürmektedir." Daha ne desin?
Bu yozlaşmalardan aşkın etkilenmemesi düşünülebilir miydi? Sonuçta "post
modern aşk" ortaya atıldı. En komik olanı da bu bence. Bir tane asıl,
birkaç tane de yedek cinsel partner. Bu çiftleşme, yozlaşma modeli elbette aşk
olamazdı ama cinsellikle aşk birebir eşdeğer sanıldığı için böyle görülmesini
de aslında yadırgamıyorum. Bu iflastan insana yakışan hangi sonu umabilirdik?
Sayfa Sayısı: 160
Baskı Yılı: 2013
Dili: Türkçe
Yayınevi: Ephesus Yayınları
Türkçe (Orjinal Dili:Türkçe)
160 s. -- 2. Hamur-- ISBN : 9786055358259